Deyimler
İletişim

"Dostlar alışverişte görsün" deyiminin anlamı nedir?

Gösteriş olsun; amaç iş yapıyor görünmek, iş yapmak değil.

"Güya çalışıyor, dostlar alışverişte görsün!"

Dostlar alışverişte görsün deyimine benzer deyimler

Ağır iş

Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.

Ağır iş

Akıl kârı olmamak

Akıllı, dengeli ve ölçülü bir kişinin yapacağı iş olmamak.

"Akıl kârımı şimdi senin yaptığın bu iş?"

Akıl kârı olmamak

Akıntıya kürek çekmek

Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir iş uğrunda boşuna çaba sarf etmek.

"Desene boşuna kürek çekmişiz, olmayacak bu iş."

Akıntıya kürek çekmek

Ayağına dolaşmak

İş yapmakta olan bir kimsenin çok yakınında, ayakları arasında gezerek onun iş yapmasını güçleştirmek.

Ayağına dolaşmak

Babana rahmet

Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde. Ben de öyle düşünüyordum.

"Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde; Allah senden razı olsun" anlamında hoşnutluk,...

Babana rahmet

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Bir dalda durmamak

Sık sık düşünce, iş ya da tutum değiştirmek.

"Bir dalda dursaydı başına bu iş gelmeyecekti."

Bir dalda durmamak

Elinden iş çıkmamak

Çabuk iş yapamamak.

"Bırakın onu, elinden iş çıkmaz birine ihtiyacımız yok."

Elinden iş çıkmamak

Ezbere iş görmek

İncelemeden, özenmeden, gerekli olan bilgiyi almadan, gelişi güzel iş yapmak.

"Ben sana ezbere iş görme demedim mi?"

Ezbere iş görmek

Kedi olalı bir fare tuttu

İlk defa, neden sonra kendisinden beklenen bir iş yapabildi.

"Temsilcimiz, nihayet kedi olalı bir fare tuttu, yüklü bir iş yakaladı."

Kedi olalı bir fare tuttu

Kendi kendini yemek

İstediği iş olmadı diye gizli gizli üzülmek, kaygı duymak.

"Kendi kendimi yedim bitirdim bu iş yüzünden."

Kendi kendini yemek

Yüzünü ağartmak

Yakınlarının övünç duymasına neden olacak beğenilir bir iş yapmak.

Yakın çevresinin övünç duymasına neden olacak bir iş yapmak veya başarı...

Yüzünü ağartmak