Adı bile okumamak
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Kanıp aldanmak.
"Ona dolma yutturacağını hiç sanmam!"
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Karşısındaki bir şey düşünemezmiş gibi ona yol göstermeye, kendi düşüncesini ona aşılamaya çalışmak.
Bir konuyu hiç, ama hiç düşünmemiş olmak.
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Hiç gereği yokken.
Kolaylıkla, hiç emek ve çaba harcamadan.
"Adam durduğu yerde para kazanıyor, anlamadım bu işi!"
"Ona niçin ayrıcalık gösteriliyor?",
"Onun ne özelliği var ki ona özel imkânlar tanınıyor?" anlamında kullanılır.
Hiç uyumamak.
Tehlikeye aldırmamak.
"Bu gece hiç göz kırpmadım, hep seni düşündüm."
Ne kadar önemli olursa olsun, elindeki iş hiç bırakılamayacak derecede olsa bile.
"Söyleyin ona, iki eli kanda olsa da durmasın gelsin."
Zorunlu olarak, elinde olmadan.
İstemesi üzerine, hiç vakit geçirmeden, istediği anda.
"İster istemez ben de ona bağırdım."
Anlamamış, sezmemiş gibi davranmak.
"O sözler ona söyleniyordu ama hiç oralı olmadı."
Bir şeyle, bir işle ilişiği bulunmamak, o şeyle ilgilenmemek.
"O tarakta bezi olacağını hiç sanmam."