Açık yürekli
Düşündüğünü hiçbir art niyet gütmeden, açıkça ve içtenlikle söyleyen, içi dışı bir, içten, içi temiz.
Kent dışı.
Dağ doruğu.
Düşündüğünü hiçbir art niyet gütmeden, açıkça ve içtenlikle söyleyen, içi dışı bir, içten, içi temiz.
Birbiri ardınca söylenen, birbirini tutmayan, konu dışı ve gereksiz sözler.
Konu dışı, gereksiz sözler söylemek.
Konu dışı, gereksiz sözlerle karşısındakini şaşırtarak istediği sonuca varmak.
Söylenmesi ayıp, terbiye dışı söz.
İçi dışı bir olmayan; dışı süslü, içi berbat.
"Altı alay üstü kalay bir dolaba benziyor bu."
Sonuç alınmayacak iş, umutsuz durum.
"Çobanlık mı, dağ tepe dolaş dur, alt yanı çıkmaz sokak vesselâm."
Dindar, içi dışı çok temiz bir insan olmak.
Dağ tabanının başladığı yer, yamacın en alt kesimi.
Çok ağır bir yıkımdır; insan dağ olsa bile çökertir.
Kent dışındaki her yer, geniş bir kırsal bölge.
"Dıştan görünüşü, herkesi imrendirecek kadar güzel ama içyüzü elverişsiz, kötü, sahibini üzücü" anlamında kullanılır.
"Ah bir bilseler işin iç yüzünü, dışı eli...