Açlıktan köpük kusmak
Açlıktan ölecek duruma gelmek.
Davranışları dayanılmaz noktaya gelmek.
Açlıktan ölecek duruma gelmek.
Kötü iken, iyi, beğenilir bir duruma gelmek.
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Herkesçe tanınır bir duruma gelmek, ünlenmek, tanınmak.
Birini ağır, dayanılmaz bir zarara uğratmak.
Kendi kendini ağır, dayanılmaz bir zarara sokmak.
"Ateşine yanmak."
Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.
Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...
Ölmek, sonu gelmek, yok oluş vakti gelmek.
"Herkesin eceli gelecek ve bu dünyadan göçecek."
Gözlerini bir noktaya dikerek dalgın dalgın bakmak.
"Zavallı ihtiyar bir noktaya gözü dalmış öylece duruyordu."
En uygun zamanında olmak, gerekli ve istenilen şartlar yerine gelmek, istenilen duruma gelmek.
Ömrü sona ermek, eceli gelmek, ölmek.
Süresi dolmak, ödeme zamanı gelmek.
"Vadesi geldi geçiyor ama senet sahibi hâlâ ortalıkta görünmüyor."
Çok karanlık duruma gelmek.
Yaşanılan yer çok sıkıntı verici, yaşanılamayacak derecede kötü hâle gelmek.