Açık oturum
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Düzensiz, gürültülü toplantı.
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Düzensiz, düzeni bozuk olan.
Toplumun yönetiminde uygulanan yanlış kurallar dizgesi.
"Bu bozuk düzenden hangi görüş ve anlayış biçimi kurtaracak milleti, onu...
Zihni yorulmak.
Gürültülü, patırtılı şeyler dinlemekten rahatsız olmak, yorgunluk duymak.
"Kesin artık şu makinenin sesini, kafam kazan gibi oldu."
"Bir toplantı, eğlence veya iş, en çok ilgili kişiler bulunmadan yapılırsa tadı çıkmaz" anlamında alay yollu kullanılır.
Eğri büğrü, kötü, okunması güç, çarpık, düzensiz (yazı).
Karmakarışık, çok karışık, düzensiz, alt üst olup birbirine girmiş.
"Ortalık karman çormandı, nereden işe başlayacağını bilemiyordu."
Bir meselede büyük, aşırı, gürültülü bir kavgaya yol açmak; yüksek sesli tartışma başlatmak.
"Sizin bostanlara su vermeyeceğim deyince kızılca kıyamet koptu."
Sonuç alınamayacak ve birbirini engelleyecek biçimde, bir birinden habersiz düzensiz ve uyumsuz çabalama.
Herhangi bir iş gevşek ve düzensiz yürütülmek.
Mil ya da vida gibi makine bölümleri eskiyip aşınarak işe yaramaz hâle gelmek.
"Bu vidalar laçka olmuş, kol...
Bozulmuş, düzensiz hâle gelmiş bir işi yoluna koymak, iyi duruma getirmek.
Dağınık, düzensiz bir durumda; parçası bir yana ayrılmış.
Konuşmaya başlamak için toplantı başkanından izin almak, öyle konuşmaya başlamak.
Birinin bir iş yapacağını kesin olarak bildirmesini sağlamak.
Erkek tarafı,...