Acemi çaylak
Hiçbir deneyi olmayan, deneysiz, beceriksiz, toy.
Hiçbir şeyden korkmayan.
Hiçbir deneyi olmayan, deneysiz, beceriksiz, toy.
Aç olarak, hiçbir şey yemeden.
Hiçbir şeyi saklamadan, açıkça.
Anapara ve emek koymadan bir şeyden kazanç elde etmek.
Düşündüğünü hiçbir art niyet gütmeden, açıkça ve içtenlikle söyleyen, içi dışı bir, içten, içi temiz.
Hiçbir şey yemeden, mide henüz boşken, aç açına, aç olarak.
Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.
Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."
Hiçbir şeyde...
Hiçbir şeyden çekinmeden, sözü eğip bükmeden, dosdoğru, açık açık konuşmak.
"Dobra dobra konuşan insanları severim."
Heyecana, öfkeye ya da önem verdiği bir işe kapılıp başka hiçbir şeyle uğraşamaz duruma gelmek.
"Kendinden öylesine geçmişti ki gözü hiçbir şeyi görmez...
Hiçbir emek sarf etmeden, çaba göstermeden başkasının emeği ile ortaya çıkmış olan şeyden yararlanmak.
"Hazıra konarak yaşamayı kural edinmiş bu adam."
Hiçbir tepki görülmemek.
Haber çıkmamak.
"Ses seda çıkmadı hiçbir komşudan."
Hemen her şeyden, olmayacak şeyden bile çıkar sağlamaya çalışmak; yarar ummak.
"Öyle açıkgözdü ki sinekten bile yağ çıkarırdı."