Deyimler
İletişim

"Ciğeri parçalanmak (parça parça olmak)" deyiminin anlamı nedir?

Gördüğü durum karşısında pek fazla üzülmüş ve acımış olmak.

Ciğeri parçalanmak (parça parça olmak) deyimine benzer deyimler

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Amana gelmek

Önce direnirken zor karşısında baş eğmek.

"Aman dilemek."

Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.

"Nihayet düşman amana geldi."

Amana gelmek

Aslı faslı olmamak

Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.

Aslı faslı olmamak

Başı dönmek

Bir şey karşısında şaşırmak.

Sıkıntı meydana getiren bir durum karşısında bunalmak.

Dengesini yitirmek, gözleri kararmak; çevresi kararıyor, dönüyor, kayıyor...

Başı dönmek

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Beyninden vurulmuşa dönmek

Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.

Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...

Beyninden vurulmuşa dönmek

Buz kesilmek

Çok üşümek, donmak.

Buz gibi soğumak, buz durumuna gelmek.

Endişe, korku ve üzüntü veren bir durum karşısında donakalmak.

"Öldürdüğünü sandığı adamı karşısında...

Buz kesilmek

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Yıldırımla vurulmuşa dönmek

Ansızın ortaya çıkan kötü bir durum karşısında sarsılmak, ne yapacağını bilemez olmak, bitkin ve şaşkın bir duruma düşmek.

"İflas haberini duyunca yıldırımla...

Yıldırımla vurulmuşa dönmek

Yüz göz olmak

Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.

"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."

Yüz göz olmak