Acısını çıkarmak
Gördüğü maddi ya da manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak.
Öç almak.
Hakkı olup olmadığına bakmaksızın gelen parayı almak.
Gördüğü maddi ya da manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak.
Öç almak.
Görevinden almak.
Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
"Eve geç...
Bir kimsenin koruyuculuğundan güç almak.
Bir kimsenin himayesinden güç almak.
"Arkasını kaymakama vermiş pervasızca konuşuyor, yolu burdan geçireceğim diyor."
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
En üstün yeri almak.
Herhangi bir konu önemce ilk sırayı almak.
"Ülkede ekonomik yolsuzluklar başa geçti."
Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.
En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.
"Takımımız öteden beri başa...
Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.
"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...
Öç almak, kötülük yapmak için fırsat kollamak; öfkesini gösterir durum almak.
"Bana diş bilediği bakışlarından belli."
Bir iş yapmak için ilgili kişiden gün ayırmasını; belirli bir tarih tespit etmesini istemek, randevu almak.
Yaşını bitirip daha sonraki yılın bir ya da birkaç...
Banka veya benzeri bir yere yatırılmış parayı geri almak.
Bir kimseden çeşitli yollarla para sızdırmak.
Konuşmaya başlamak için toplantı başkanından izin almak, öyle konuşmaya başlamak.
Birinin bir iş yapacağını kesin olarak bildirmesini sağlamak.
Erkek tarafı,...