Abanoz gibi
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Çok derin uyku.
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.
Çok güzel, çok lezzetli (bir yemek).
Çok beğenip imrenmek.
Çok beğenip isteyecek duruma gelmek, imrenmek.
"Vitrindeki kızarmış tavuğu görünce ağzımın suyu aktı."
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
Hiç uyanmadan, çok rahat, uzun süre uyunulan uyku.
"Bu gece deliksiz bir uyku çekip yorgunluğumu atmak istiyorum."
Uykuyu çok seven kimse, çok uyuyan.
İçine girilerek yatılan tulum biçimindeki yatak.
"Uyku tulumu sen de, çabuk kalk!"
Çok şişman, çok yağlı.
"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."