Deyimler
İletişim

"Borca girmek" deyiminin anlamı nedir?

Borç etmek, borçlanmak.

Borca girmek deyimine benzer deyimler

Aç doyurmak

Yoksulları, açları beslemek, onlara yardım etmek.

Aç doyurmak

Açıktan kazanmak

Anapara ve emek koymadan bir şeyden kazanç elde etmek.

Açıktan kazanmak

Arkasını sıvamak

İltifat etmek, okşamak, övmek, birisini bu yolları kullanarak bir işe sevk etmek.

"Arkasını sıvayarak yaptırıyorum her işi bu çocuğa."

Arkasını sıvamak

Babanın canı için

Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).

Birinden bir iyilik yapılması istenirken

"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...

Babanın canı için

Borca batmak

Çok borç içinde olmak.

"Borç gırtlağa çıkmak."

Borca batmak

Borç harç

Borç alarak ya da benzer yollara başvurarak (bir şeyi sağlamak).

"Borç harç nihayet yaptırdık evin çatısını."

Borç harç

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Ensesinde boza pişirmek

Sıkıştırıp tedirgin etmek, eziyet etmek.

"İşlerin yavaş gittiğini gören patron işçilerin ensesinde boza pişirmeye başladı."

Ensesinde boza pişirmek

Hoş beş etmek

Şundan bundan konuşarak sohbet etmek.

"O iki ihtiyar kadın hoş beş etmek için yaratılmışlar sanki."

Hoş beş etmek

Kambur üstüne kambur (kambur kambur üstüne)

"Sıkıntı üstüne sıkıntı, terslik üstüne terslik, borç üstüne borç, aksilikler birbirini kovalıyor" anlamında kullanılır.

Kambur üstüne kambur (kambur kambur üstüne)

Teslim olmak

Kendinden üstün bir güç karşısında yenilgiyi kabul etmek, mücadeleden vazgeçmek.

Kendini teslim etmek, birtakım ellere bırakmak.

"Teslim olursan kılına...

Teslim olmak

Yol göstermek

Rehberlik etmek, yolu bilmeyene tarif etmek, nasıl gidileceğini anlatmak.

Nasıl davranılacağını, ne yapılacağını öğretmek.

"Benim elimden bir şey gelmez,...

Yol göstermek