Açık kapı bırakmak
Görüşme konusu olan sorun üzerine son sözü söylemeyip biraz daha elverişli davranışta bulunmaya olanak tanımak.
Bağlılığımın, özverimin sınırı budur. Daha ileri gidemem.
Görüşme konusu olan sorun üzerine son sözü söylemeyip biraz daha elverişli davranışta bulunmaya olanak tanımak.
Daha önce toplumda önemli bir yeri yokken artık kendisine değer ve önem verilir bir kişi olmak.
Ağırlıkça fazla gelmek, daha ağır olmak.
Daha ucuza satılırsa zarar eder.
Daha aşağı bir durum ve yaşayışı kendine layık görmez.
Bir derece daha düşük.
"Sizin ürettiğiniz fındık, bizimkinden bir gömlek daha aşağıdadır."
Daha yaşlı ve daha deneyimli olmak.
Yediği şeyi yutamamak, yediği şey boğazında kalıp daha ileri geçmemek.
Bulduğundan daha çoğunu isteyip şükretmemek, daha iyisini istemek.
"Buldukça bunuyorsun, milletin aç sefil gezdiğini görmez misin sen?"
En etkileyici, en can alıcı yönden saldırmak; bir daha yaşama imkânı kalmayacak şekilde vurmak.
"Onları can evinden vurmalıyız ki bir daha bellerini...
Daha önce denediği için o durumla karşılaşmaktan korkmak, o işe girişmekten çekinmek.
"Sebzecilik işinden gözüm yıldı, bir daha bu işe girişeceğimi sanmıyorum."
Söz ve davranışta ölçü dışına çıkmak; gereksiz, aşırı davranışta bulunmak ve haddi aşmak.
"O saygısız adamın daha fazla ileri gitmesine fırsat verilmemelidir."
"Ben bu oyunları senden daha iyi bilirim, ben daha tecrübeliyim, beni aldatamazsın.
" anlamında kullanılır.