Aklını almak
Çekiciliği, güzelliği ile büyülemek, etkisi altına almak.
"Kızın bir bakışı, aklını başından almaya yetti."
"Başından atmak."
Çekiciliği, güzelliği ile büyülemek, etkisi altına almak.
"Kızın bir bakışı, aklını başından almaya yetti."
Çok şaşırtmak, düşünemeyecek duruma getirmek.
"Gördüğü ev aklını başından aldı."
Birçok kişi birden, karşılarındakilere ateşli silahlarla mermi atmak.
Ateşli silahla mermi atmak.
Ateşli silâhla mermi atmak.
Bir şeyi ateşin üzerinde tutarak ısıtmak.
"Zalim askerler zavallı köylüleri yaylım ateşine tuttular."
Ateşli silahlarla aralıksız, bol mermi atmak.
Etrafındakilere çok öfkeli, ağır sözler söylemek.
Yapamayacağı şeyleri yapabilirmiş gibi konuşmak, yüksekten atmak.
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Yapacağı işten dolayı canına kıyılacağından ya da büyük bir cezaya çarptırılacağından korkmak.
Hayatından kaygı duymak, cezalandırılmaktan korkmak.
"Düşman...
Çok kötü, üzücü, sıkıntı verici ya da utandırıcı bir olay karşısında vücudunu ter basmak, ürpermek.
"Babasını karşısında görünce başından aşağı kaynar sular...
Gücünün üstünde olan işleri yapmaya kalkışmak.
"Çekil lütfen, başından büyük işlere kalkışıp da kendini rezil etme bari."
Savıp kurtulmak, başından atmak.
"İnan onu yakamdan atmaya çalışıyorum."