Deyimler
İletişim

"Başına vurmak (İçki, zararlı gaz)" deyiminin anlamı nedir?

Hasta, ya da ne yaptığını bilmez duruma getirmek.

Başına vurmak (İçki, zararlı gaz) deyimine benzer deyimler

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Ağzıyla kuş tutsa…

"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.

"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."

Ağzıyla kuş tutsa…

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Aş deliye kalmak

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...

Aş deliye kalmak

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Bostan korkuluğu

Kuşları ve diğer yabani hayvanları ürkütmek için tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne.

Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden...

Bostan korkuluğu

Bozum olmak

Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.

"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...

Bozum olmak

Büyük sözüme tövbe!

Bir konuda kesin konuşulduğunda ya da bir başkasının düştüğü kötü dur ama düşmeme iddiasında bulunulduğunda Cenab-ı Allah`tan böyle bir duruma düşürmemesini...

Büyük sözüme tövbe!

Canına tak demek (etmek) (Canına yetmek)

Sabrı kalmamak, bir sıkıntıya dayanamaz duruma gelmek.

"Canıma tak dedi artık, ya yaptıklarına son verirsin ya da burayı terkedersin!"

Canına tak demek (etmek) (Canına yetmek)

Kolaçan etmek

Çevresini ya da kendisinden istenilen yeri dolaşıp ne var ne yok diye bakmak, olup biteni anlamak amacıyla dolaşmak.

"Bir kişi etrafı şöyle bir kolaçan etsin...

Kolaçan etmek

Ne çıkar

Ne zararı var.

Bir sonuç vermez.

Ne fayda, ne zarar umulur.

"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"

Ne çıkar

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli