Adet yerini bulsun diye
Gerekli olduğuna inanıldığı için değil, herkes öyle yaptığı için, ya da yapıldı densin diye.
Kişi ya da şey, durumlarının değiştirilmesi için fark etmez. Yeğlenecek tutumu başkaları düşünsün.
Gerekli olduğuna inanıldığı için değil, herkes öyle yaptığı için, ya da yapıldı densin diye.
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Kullanabileceğimiz kişi, ya da şey, yalnız o değil ya!
" Allahı seversen, çocuklarının başı için" gibi sözlerle bir kimseyi bir şey yapmaya ya da yapmamaya zorlamak.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...
Öyle de olsa, böylede olsa benim (senin, onun) için fark etmez. Yeğlenecek tutumu başkaları düşünsün.
Sürekli rahatsız eden, yük olan, bir kimseye musallat olup sıkıntı veren ve uzaklaştırılamayan kişi ya da şey.
"Şu baş belâsı adamı uzaklaştırırsanız...
Bir şey konuşmak, ya da birlikte bir iş yapmak için başkalarını etrafına toplamak.
Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.
"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...
Bir malı ucuza almak, ya da pahalıya satmak için titizce uzun süre yapılan pazarlık.
"Babam çok istediği atı alabilmek için, atın sahibiyle çekişe çekişe...
Uzun süre bir şey için emek vermiş olmak, ya da boşuna zaman harcamış olmak.
"Bu ev için bir ömür çürüttüm ben."