Açmaza düşmek
İçinden çıkılması zor bir durumla karşılaşmak.
İçinden h,ç ağaç kesilmemiş orman.
İçinden çıkılması zor bir durumla karşılaşmak.
Bir kimseyi içinden çıkamayacağı bir duruma sokmak.
Yürek çarpıntısı geçirmek.
Bir konuyu içinden kendi kendine tartışmak, evirip çevirip düşünmek.
İşlerin çok karışıp içinden çıkılmaz bir durum alması.
"Bırak artık sorumsuzluğu, işleri bu tavrınla Arap saçına döndürdün."
Bir işin oldukça karışık, dolaşık, içinden çıkılması güç olduğunu anlatmak için kullanılır.
"Durup dururken adama olmadık sözler söylemiş, şimdi ayıkla...
Büyük, içinden çıkılması zor güçlüklerle karşılaşmak; kötü duruma düşmek.
"Gece gitme, başına bir hâl gelir diye korkuyorum."
İçinden çıkılması zor bir işi birine musallat etmek.
"Bu işi benim başıma dolayanlar, dilerim hiçbir zaman onmazlar!"
İçinden çıkılması çok güç olan bela.
Birinin içine düştüğü duruma belli etmeden gülmek, sevindiğini belli etmeyerek onunla eğlenmek, içinden onunla alay etmek.
"Ayşe`nin kırdığı pot karşısında...
Çok basit, küçük, önemsiz bir şeyi büyütüp içinden zor çıkılır bir olay hâline getirmek.
"Bir bardak suda fırtına koparmayı bırak artık, mendilini yaktıysa evi...
Çözümlenemeyecek, içinden çıkılamayacak bir duruma düşmek.
"İşler, hiç ummadıkları bir anda çıkmaza girdi."
Karmakarışık, içinden çıkılmaz bir durum almak.