Deyimler
İletişim

"Yüzünden (suratından) düşen bin parça olmak" deyiminin anlamı nedir?

Sıkıntısı, öfkesi ve küskünlüğü yüz ifadesinden belli olmak.

"Babamın yüzünden düşen bin parça, ne oldu yine?"

Yüzünden (suratından) düşen bin parça olmak deyimine benzer deyimler

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Alacağına şahin, vereceğine karga

Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...

Alacağına şahin, vereceğine karga

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Burnundan düşen bin parça (olmak)

Suratı çok asık (olmak).

"Ne olmuş bir cam kırılmışsa, iki gündür burnundan düşen bin parça."

Burnundan düşen bin parça (olmak)

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

İki yakası bir araya gelmemek

Geçim sıkıntısı içinde olmak ve borçtan kurtulamamak, gelir ve giderini denkleştirememek.

"Bilmiyorum ne zaman iki yakamız bir araya gelecek."

İki yakası bir araya gelmemek

Moda olmak

Yaygın duruma gelmek, gözde olmak, beğenilir ve arzu edilir olduğu için yapılır olmak.

"Saçları kısa kestirmek bu yıl moda oldu."

Moda olmak

Ne çıkar

Ne zararı var.

Bir sonuç vermez.

Ne fayda, ne zarar umulur.

"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"

Ne çıkar

Ne olur ne olmaz

Her ihtimale karşı, ne olacağı belli değil.

"Şemsiyeni al, ne olur ne olmaz, yağmura yakalanabilirsin."

Ne olur ne olmaz

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli

Yüz göz olmak

Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.

"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."

Yüz göz olmak