Deyimler
İletişim

"Yuvasını yapmak" deyiminin anlamı nedir?

Birinin hakkından gelmek, hakettiği ceza ya da cevabı vermek.

"Onun yuvasını yapmak ancak bana düşer."

Yuvasını yapmak deyimine benzer deyimler

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Altında kalmamak

Bir şeyi karşılıksız bırakmamak.

"Onun bana yaptığı iyiliğin altında kalır mıyım?"

Bir şeyin üstesinden gelmek.

"Bana verdiği işin altında kalmayacağım."

Altında kalmamak

Aş deliye kalmak

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...

Aş deliye kalmak

Ayağını sürümek

Verilen bir görevi ağırdan yapmak.

Bir yerden ayrılmak üzere bulunmak.

Ölmek üzere olmak.

Halk inanışına göre birinin gelmesi, ardından başkalarının da...

Ayağını sürümek

Ben hancı, sen yolcu (oldukça)

"Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe senin bana işin düşer" ya da

"Nasıl olsa yine karşılaşacağız" anlamında kullanılır.

"Demek şu küçük paketi götürmüyorsun,...

Ben hancı, sen yolcu (oldukça)

Bozum olmak

Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.

"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...

Bozum olmak

Canına tak demek (etmek) (Canına yetmek)

Sabrı kalmamak, bir sıkıntıya dayanamaz duruma gelmek.

"Canıma tak dedi artık, ya yaptıklarına son verirsin ya da burayı terkedersin!"

Canına tak demek (etmek) (Canına yetmek)

Çam devirmek

Farkında olmadan karşısındakini kıracak ya da kötü bir sonuca yol açacak söz söylemek, davranışta bulunmak.

"Onun da çam devirmede üstüne yok hani."

Çam devirmek

Defteri dürülmek

İşine son verilerek bir yerden uzaklaştırılmak.

Ölmek ya da öldürülmek.

"Onun da defterini dürecekler yakında.

Defteri dürülmek

Hesap vermek

Herhangi bir davranışının ya da sözünün sebebini açıklama.

Bir işin sorumluluğunu üstlenmek.

"Rahat olun, bu konuda hesap vermek bana düşer."

Hesap vermek

Kulağını çekmek

Uyarmak için hafif bir ceza vermek.

Ceza olarak kulağını büküp çekmek.

"Şimdi bana kulağınızı çektireceksiniz!"

Kulağını çekmek

Yüze vurmak

İşlediği bir suçu ya da kabahati birinin açıkça yüzüne söyleyip onun utanmasına yol açmak.

"Suçunu sakın yüzüne vurup da utandırma onu."

Yüze vurmak