Deyimler
İletişim

"Yol iz bilmemek" deyiminin anlamı nedir?

Bulunduğu yerde yabancı olup gideceği yolu ve yeri bilmemek.

Görgüsüz davranmak.

Yol iz bilmemek deyimine benzer deyimler

Adam kıtlığında

Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.

Adam kıtlığında

Ağırdan almak

Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.

Ağırdan almak

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Ayak altında kalmak

Hor görülüp aşağılanmak, değer verilmemek.

İnsanların sık gelip geçtiği yerde, kalabalık içinde kalmak.

"Seyyar satıcıların pek çoğu ayak altında kalınacak bir...

Ayak altında kalmak

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Canlı yayın

Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.

"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...

Canlı yayın

Eyüp sabrı

Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...

Eyüp sabrı

Fiskos etmek

Birilerinin bulunduğu bir yerde birkaç kişi gizlice ve alçak sesle konuşmak.

"Utanmıyor musunuz bu kadar kişi içinde fiskos etmeye?"

Fiskos etmek

Göze girmek

Yetenekleri ve davranışları ile çevresinde, bulunduğu yerde sevgi ve güven kazanmak.

"Kısa zamanda göze girmeyi başardı."

Göze girmek

Kıyamet kopmak

Kıyamet günü gelmek.

Bir yerde çok gürültü ve patırtı kavga, telâş olmak.

"Kıyamet günü gelecek ve insanlar sonunda hesaba çekilecekler."

Kıyamet kopmak

Lafını (sözünü) bilmek

Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.

"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."

Lafını (sözünü) bilmek

Tersi dönmek

Şaşkınlıktan bulunduğu ve gideceği yeri kestirememek.

Tersi dönmek