Deyimler
İletişim

"Yedi canlı" deyiminin anlamı nedir?

Pek çok ölüm tehlikesi geçirip sağ kurtulan insan ya da hayvan.

"Yedi canlı mısın nesin, nasıl kurtuldun o kazadan?"

Yedi canlı deyimine benzer deyimler

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Arkası (sırtı) pek

Soğuktan muhafaza edecek biçimde giyinmiş, iyi giyinmiş olan.

Güçlü bir kimseye ya da yere güvenen.

"Ona göre hava hoş, çünkü karnı tok, sırtı pek nasıl olsa!"

Arkası (sırtı) pek

Aş deliye kalmak

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...

Aş deliye kalmak

Ateşle oynamak

Çok tehlikeli, zarar verecek bir işin üstüne üstüne gitmek ya da böyle bir işe girişmek.

"Bırak o silâhı elinden! Ateşle oynadığının farkında mısın sen?"

Ateşle oynamak

Baş beyin kalmamak

Gürültüden ya da çok konuşanı dinleme zorunluluğu dolayısıyla kafası pek yorulup rahatsız olmak.

"Kafası şişmek."

Sıkıntılı durumlara çare araya araya düşünme...

Baş beyin kalmamak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Su gibi akmak

Zamanın çok hızlı geçip gitmesi.

Bol bol gelmek ya da gitmek (para, yiyecek vs.).

"Para su gibi akıyor, o harcamayacak da ben mi harcayacağım?"

Su gibi akmak

Süt kuzusu

Henüz meme emen kuzu.

Çok küçük bebek, yavru, korunması gereken küçük çocuk.

Çok nazlı, el bebek gül bebek büyütülmüş kimse.

"Daha süt kuzusu o, nasıl kıyılıp...

Süt kuzusu

Uzun hikâye

Pek çok ayrıntıları bulanan, anlatması uzun sürecek, anlatılmadan da anlaşılamayacak olan olay ya da konu.

Uzun hikâye

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.

"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek