Deyimler
İletişim

"Üzüm üzüm üzülmek" deyiminin anlamı nedir?

Haddinden fazla, çok üzülmek.

"Anneciği üzüm üzüm üzülüyor ama bir çare bulamıyordu."

Üzüm üzüm üzülmek deyimine benzer deyimler

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Akıl etmek

Akıllıca bir iş yapmak, bir önlem almak.

Herhangi bir önlem ve çareyi zamanında düşünmek, vaktinde hatırlamak.

"Sular kesilecekti ama kovaları doldurmayı akıl...

Akıl etmek

Akıllara durgunluk vermek

Çok şaşılacak bir şey olmak.

"Bir görmeliydin o olayı, akıllara durgunluk verecek bir olaydı."

Akıllara durgunluk vermek

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Dilinin altında bir şey olmak

Bir kimsenin sözlerinden açıkça söylemediği bir şeyler olduğu anlaşılmak.

"Dilinin altında bir şey olduğunu biliyorum ama bir türlü söyletemiyorum."

Dilinin altında bir şey olmak

Ikınıp sıkınmak

Bir işi yapabilmek için kendini çok zorlamak.

"Ikınıp sıkındı ama bir çare bulamadı."

Ikınıp sıkınmak

İçi yanmak

Çok susamak.

Büyük bir acı sebebiyle çok fazla üzülmek.

"Sanki yalnız onun içi yanıyordu."

İçi yanmak