Ağzı süt kokmak
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Oldukça çok para harcanarak sağlanmış olmak.
"Arabayı tamir ettirdik ama tuzluya mal oldu."
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.
"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...
Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.
"Az buçuk."
Ne az ne çok, oldukça.
Çok yaşlanmış olmak, yaşayacak çok az zamanı kalmış olmak.
"Dedemin bir ayağı çukurda, onu üzmeyin artık."
İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.
"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.
Çok sarhoş olmak.
Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.
"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...
Çok hoşlanmak, yararına yapılan işten ötürü çok sevinmek.
Ruhu şad olmak.
"Büyükannenin canına değsin, ikramın bizi oldukça sevindirdi"
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Çok para harcamak.
"Evi yaptılar ama çok da masrafa girdiler."
Çok para kazanmak.
Devletin çok para basması.
"Bizim büfe âdeta para kesiyor."