Aslan payı
Bir paylaşmada en büyük pay.
Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.
Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.
Bir işi en uygun duruma getirmek.
"Tavına getirip söyle."
Bir paylaşmada en büyük pay.
Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.
Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Birini bir şey yapamaz duruma getirmek.
Bir işin en güç tarafını yapmak.
"Tarlanın ortasından şu tümseği de kaldırdık mı işin belini kırmış sayılırız, artık...
Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.
Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...
Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.
Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.
Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.
İyi bir biçime koymak, uygun biçimli bir duruma getirmek.
Bir şeyin en önemli noktası, en mühim unsuru; bir şeyin yaşaması için en önemli araç.
"Babam evin can damarıdır."
Bir işin en önemli noktası üzerinde durmak, ya da bir şeyin en duyarlı noktasını açığa çıkarmak.
"Adamın en sonunda can damarına bastılar, zararı da kendileri...
Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.
İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.
"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."
Bir işi sık sık değiştirip verilmesi gereken önemde ele almamak, küçümsenir duruma getirip değerinden düşürmek.
"Ne biçim adamlarsınız siz, bu güzel işi çocuk...
Yeni bir yol yapmak.
Herhangi bir sebepten ötürü kapanmış yolu açmak, geçilir duruma getirmek.
Birinin geçmesi için kenara çekilip geçme önceliği tanımak.
Bir...