Deyimler
İletişim

"Rafa kaldırmak (koymak)" deyiminin anlamı nedir?

Bir iş üzerinde artık durmamak, o işi kenara itmek, ihmal etmek.

"Bizim dosyayı yine rafa kaldırmışlar."

Rafa kaldırmak (koymak) deyimine benzer deyimler

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Akan sular durmak

Tersi söylenmeyecek bir durum meydana gelmek, itiraz edilecek bir nokta kalmamak.

Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak.

"Siz Mehmet...

Akan sular durmak

Altından girip üstünden çıkmak

Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek.

"Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden...

Altından girip üstünden çıkmak

Arka kapıdan çıkmak

Özellikle bir eğitim kurumundan, bir iş yerinden hiçbir varlık gösteremeden, bir şey öğrenemeden ayrılmak.

"Övünüp durma, bilgine bakılırsa sen o okulun arka...

Arka kapıdan çıkmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Baş vurmak

Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.

Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.

"Vakit geçirmeden...

Baş vurmak

Bir taşla iki kuş vurmak

Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.

"Anladım amacını, bir taşla iki kuş vurmak."

Bir taşla iki kuş vurmak

Bunda bir iş var

"Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması" durumunu anlatmak için kullanılır.

"Polis, bunda bir iş var diyerek...

Bunda bir iş var

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Evdeki hesap çarşıya uymamak

Önceden tasarlanan, düşünülen bir iş umulduğu gibi gitmemek, başka bir yönde gelişmek.

"O kadar uğraştık ama evdeki hesap çarşıya uymadı, bu paraya istediğimiz...

Evdeki hesap çarşıya uymamak

Gülüp geçmek

Bir durumu umursamamak, aldırış etmemek, gülünç bulup üzerinde durmamak.

"Gülüp geçilecek bir iş sanmayın sakın, ciddi durun üzerinde."

Gülüp geçmek