Deyimler
İletişim

"Pişmiş aşa su katmak" deyiminin anlamı nedir?

Yoluna girmiş, bitmek üzere olan bir işi bozmak ya da aksatmak.

"Pişmiş aşa su katabilir, onu buraya sokmayın."

Pişmiş aşa su katmak deyimine benzer deyimler

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Baş vurmak

Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.

Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.

"Vakit geçirmeden...

Baş vurmak

Hesaba katmak (almak)

Bir işi yaparken ya da yürütürken bir başka şeyi de göz önünde bulundurmak.

"Hasan`ı da hesaba katalım, az zorluk çıkarmayacaktır bize."

Hesaba katmak (almak)

Isıtıp ısıtıp önüne koymak

Daha önce meydana gelmiş bir olayı ya da bir işi bir düşünceyi yeniden, sık sık tekrarlamak.

Isıtıp ısıtıp önüne koymak

Köprüleri atmak

Girişilen, başlanılan bir işten vazgeçmeye ya da geri dönmeye imkânı kalmayacak şekilde kesin bir davranış göstermek; ilişkileri bir daha kurulamayacak biçimde...

Köprüleri atmak

Mânâ çıkarmak

Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.

"Öyle alıngandı ki her sözümden bir mânâ çıkarıyordu."

Mânâ çıkarmak

Özü sözü bir

Düşünceleri, söyledikleri ve yaptıkları bir olan, ne düşünüyorsa onu söyleyen, içi dışı bir olan kimse.

"Özü sözü bir olan insanlara rastlamak gittikçe...

Özü sözü bir

Tuz biber ekmek

Bir yemeğe tuz ya da biber dökmek.

Bir üzüntünün acısını, bir kusurun ağırlığını daha da artırmak.

"İyi yaptın sanki, o günleri hatırlatarak tuz biber ektin...

Tuz biber ekmek

Tüy dikmek

Kötü bir işi, ortaya konan bir söz ya da davranışla daha da kötüleştirmek.

Tüy dikmek

Yükün altından kalkmak

Üzerine aldığı ağır bir işi başarmak.

Gördüğü bir iyiliğin karşılığı olarak bir şeyler yapmak.

"Onu bu yükün altından kalkamaz sananlar nasıl da yanıldılar."

Yükün altından kalkmak