Deyimler
İletişim

"Peşini bırakmamak" deyiminin anlamı nedir?

Bir şeyi izlemekten vazgeçmemek.

"Adamın peşini bırakmayın sakın!"

Peşini bırakmamak deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Altından girip üstünden çıkmak

Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek.

"Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden...

Altından girip üstünden çıkmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Baş vurmak

Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.

Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.

"Vakit geçirmeden...

Baş vurmak

Beli bükülmek

Yaşlılık yüzünden güçsüz kalmak, bir iş yapamaz duruma gelmek.

Üzüntü ve kederden ruhsal bir çöküntüye düşmek.

"İflas eden şu genç adamın bir yılda beli...

Beli bükülmek

Beynine (kafasına) girmek

Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.

Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.

Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.

Beynine (kafasına) girmek

Bir bardak suda fırtına koparmak (yaratmak)

Çok basit, küçük, önemsiz bir şeyi büyütüp içinden zor çıkılır bir olay hâline getirmek.

"Bir bardak suda fırtına koparmayı bırak artık, mendilini yaktıysa evi...

Bir bardak suda fırtına koparmak (yaratmak)

Bunda bir iş var

"Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması" durumunu anlatmak için kullanılır.

"Polis, bunda bir iş var diyerek...

Bunda bir iş var

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Kene gibi yapışmak

Yakasını bir türlü bırakmamak; istenmediği hâlde, çıkar sağladığı için birinin peşini bırakmamak.

"Kene gibi yapışmıştı adamın yakasına, peşini bir türlü...

Kene gibi yapışmak