Adam kıtlığında
Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
Gereken yerde para harcamaktan kaçınmamak.
Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.
"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...
Hor görülüp aşağılanmak, değer verilmemek.
İnsanların sık gelip geçtiği yerde, kalabalık içinde kalmak.
"Seyyar satıcıların pek çoğu ayak altında kalınacak bir...
Çalışması karşılığı olarak her ay belirli para alınacak bir göreve başlamak.
Çalışmasının karşılığını gündelik ya da ücret olarak almakta iken aylık yöntemiyle...
Daha önce kazancı yokken artık para kazanmaya başlamak, para sıkıntısından az çok kurtulmak.
Bir yerde eğleşmez, her yere yetişir, her yerde hazır bulunur.
Hiç gereği yokken.
Kolaylıkla, hiç emek ve çaba harcamadan.
"Adam durduğu yerde para kazanıyor, anlamadım bu işi!"
Cömert, çok para harcayan, sakınmadan para verebilen.
"Eli açık olan insanları severim."
Bir şey için çok para harcamak.
"Düğün için az para dökmedi."
Çok para kazanmak.
Devletin çok para basması.
"Bizim büfe âdeta para kesiyor."
Kandırarak, zorlayarak birinden para almak.
"Kabadayılar esnaftan az para sızdırmadılar."
Çok para harcamak.
Rüşvet yemek, görevini kötüye kullanıp bir iş yapmak için birinden para almak.
"İnsanlar artık açıktan para yiyorlar."