Deyimler
İletişim

"Öne düşmek" deyiminin anlamı nedir?

Önderlik ya da kılavuzluk etmek.

En önde yürümek.

Öne düşmek deyimine benzer deyimler

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Ant içmek

Bir şey yapacağına, ya da yapmayacağına kutsal bir şeyi tanık göstererek söz etmek.

Ant içmek

Aslan payı

Bir paylaşmada en büyük pay.

Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.

Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.

Aslan payı

Aş deliye kalmak

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...

Aş deliye kalmak

Azı çoğa saymak

Verilen şey, armağan az ya da küçük de olsa, çokmuş, büyükmüş, değerliymiş gibi kabul etmek.

Azı çoğa saymak

Balgam atmak

Bir iş ya da konu üzerinde kuşku uyandıracak söz söylemek.

"Lütfen sus, ortaya bir balgam atıp da insanı huzursuz etme."

Balgam atmak

Başı bağlı olmak

Evli ya da nişanlı olmak.

Serbest, özgür olmayan, bir yere bağımlı olan.

"Nihayet oğlanın da başını bağladık."

Başı bağlı olmak

Ben hancı, sen yolcu (oldukça)

"Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe senin bana işin düşer" ya da

"Nasıl olsa yine karşılaşacağız" anlamında kullanılır.

"Demek şu küçük paketi götürmüyorsun,...

Ben hancı, sen yolcu (oldukça)

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Can damarına basmak

Bir işin en önemli noktası üzerinde durmak, ya da bir şeyin en duyarlı noktasını açığa çıkarmak.

"Adamın en sonunda can damarına bastılar, zararı da kendileri...

Can damarına basmak

Gözü sulu

En küçük sevinç ya da üzüntü karşısında hemen ağlayıveren, gözyaşlarını tutamayan.

"Senin kız da amma gözü sulu biriymiş."

Gözü sulu