Ağır iş
Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.
Onurunu, haysiyetini incitmek.
"Dikkatli ol, birinin onuruna dokunacak iş yapma."
Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.
Söylemek istemediği bir şeyi, boş bulunup söyleyivermek.
"Dikkatli ol, lafı ağzından kaçırıp da gideceğimiz yeri söyleme."
Söylemek istemediği şeyi farkında...
Akıllı, dengeli ve ölçülü bir kişinin yapacağı iş olmamak.
"Akıl kârımı şimdi senin yaptığın bu iş?"
Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir iş uğrunda boşuna çaba sarf etmek.
"Desene boşuna kürek çekmişiz, olmayacak bu iş."
İş yapmakta olan bir kimsenin çok yakınında, ayakları arasında gezerek onun iş yapmasını güçleştirmek.
Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde. Ben de öyle düşünüyordum.
"Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde; Allah senden razı olsun" anlamında hoşnutluk,...
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Sofrada en önemli yemek.
Birinin ölümüne sebep olmak.
Birinin herhangi bir işte güç durumda kalmasına yol açmak.
"Adamın başını sebepsiz yere yediler, şimdi...
Sık sık düşünce, iş ya da tutum değiştirmek.
"Bir dalda dursaydı başına bu iş gelmeyecekti."
Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak utandırmak, mahcup etmek.
"Adamı bozum etmeye bayılır bu ihtiyar, ona karşı dikkatli ol."
Zararı dokunacak bir kimsenin hoşuna gitmeyen bir davranışta bulunmak.
"Kaymakamla konuşurken dikkatli ol, fincancı katırlarını ürkütme sakın!"
Onurunu kırmak, birilerinin yanında itibarını sarsmak ve değerini düşürmek.
"Dikkatli ol, bir pot kırıp da kendini küçük düşürme sakın."