Acısı içine çökmek
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Kendisine mâni olacak kimse bulunmadığı için aşırı davranışlarda bulunmak, bir şeyden çekinmemek.
"Meydanı boş bulan eşkıyalar ortalığı kasıp kavurmaya başlamışlardı."
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.
Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.
"Vakit geçirmeden...
İşsiz güçsüz, aylak, boş gezip dolaşan kimse.
"Adam boş gezenin boş kalfası, bir de işsizlikten yakınıyor."
"Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması" durumunu anlatmak için kullanılır.
"Polis, bunda bir iş var diyerek...
Bir kimse, bir şey, bir olay, kendisine sıkıntı, üzüntü vermek, neşesini kaçırmak, keyfini bozmak.
İnsana yakışmayan; olgunluğa, yaşa uygun düşmeyen yersiz ve kaba davranışlarda bulunmak.
"Bir çiğlik edip de toplantıyı berbat edecek diye ödüm...
Bir afet çok zarar vermek, mahvetmek.
Baskı yaparak, kıyıcı davranışlarda bulunarak bir topluluğu ezmek; zulmetmek, ortalığı korku ve dehşet içinde...
Yüksek bir görevde, bir işte önemli bir aşamada bulunmak.
"Mevki sahibi olmak için yıllarca çalışıp durdu."
Bir kabahat için özür dilerken daha büyük bir kabahat işleyen kimse için söylenir.