Deyimler
İletişim

"İncir çekirdeğini doldurmaz" deyiminin anlamı nedir?

Çok az veya pek önemsiz.

"Ne akılsız adam bunlar, kavga etmelerine sebep olan mesele incir çekirdeğini doldurmaz bile, ayırın şunları."

İncir çekirdeğini doldurmaz deyimine benzer deyimler

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

A köse, sayılmadık kaç tel sakalın var?

Pek önemsiz olan varlığını, uğraşı alanını, ne denli önemli gösteriyor, ne denli güç başarılır bir iş sayıyorsun.

A köse, sayılmadık kaç tel sakalın var?

Altın babası

Çok zengin, parası çok olan kimse.

"Adam altın babası, her istediğini kolayca yaptırıyor."

Altın babası

Az çok

Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.

"Az buçuk."

Ne az ne çok, oldukça.

Az çok

Beş aşağı beş yukarı

Çok az fark olarak, kararlaştırılmak istenen sayıdan, ölçüden bir miktar az veya çok olarak.

"Beş aşağı beş yukarı bir kg. çeker bu tavuk."

Beş aşağı beş yukarı

Bile bile lâdes

Bile bile aldınmış görünme, öyle gerektiği için kötü bir durumu kabullenme.

"Ağaçları kesmesine bile bile lâdes dedim."

Bile bile lâdes

Bir atımlık barutu olmak (veya kalmak)

Bir konuda yapacağı çok az şeyi olmak.

Dayanacak pek az gücü kalmak.

"Bir atımlık barutu kalmış, hâlâ ben yaparım o işi diyor."

Bir atımlık barutu olmak (veya kalmak)

Bir damla

Çok az, pek az (sıvı şeyler için söylenir).

Çok küçük (çocuklar için söylenir).

"Bir damla su kaldı, ne yapacağız su gelmezse."

Bir damla

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Ne çıkar

Ne zararı var.

Bir sonuç vermez.

Ne fayda, ne zarar umulur.

"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"

Ne çıkar

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli

Şeytanın yattığı yeri bilmek

Çok kurnaz ve açıkgöz olmak; bilinmesi, hatırlanması güç şeyleri bilmek; pek çok şeyden haberdar olmak.

"O ne tilkidir bilemezsin, şeytanın yattığı yeri bile...

Şeytanın yattığı yeri bilmek