Deyimler
İletişim

"İfrit olmak" deyiminin anlamı nedir?

Çok öfkelenmek; aşırı ölçüde, kendini kaybedecek kadar sinirlenip kızmak.

"İfrit oluyorum şu adamın hareketlerine."

İfrit olmak deyimine benzer deyimler

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Akla karayı seçmek

Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar çok zahmet çekmek.

"Seni buluncaya kadar akla karayı seçtim."

Akla karayı seçmek

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Az çok

Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.

"Az buçuk."

Ne az ne çok, oldukça.

Az çok

Başa çıkarmak

Bir işi bitirmek, sona erdirmek, başarmak.

Bir kişiye aşırı ölçüde ilgi gösterip çok şımartmak.

"Ona biraz daha yüz verirsen başına çıkacak, söylediğini...

Başa çıkarmak

Bir kaşık suda boğmak

Bir kişiye çok fazla kızmak, elinden gelse öldürecek ölçüde sinirlenmek.

"Şu yalancı herifi her söz söyleyişinde bir kaşık suda boğasım geliyor!"

Bir kaşık suda boğmak

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Fitil olmak

Çok içip sarhoş olmak.

Aşırı ölçüde kızmak.

"Fitil oluyorum şu adamın hareketlerine!"

Fitil olmak

Gülmekten kırılmak

Aşırı ölçüde gülmek, çok gülmekten halsiz düşmek.

"Ne matrak adamdı, hareketlerine gülmekten kırıldık hepimiz."

Gülmekten kırılmak

Üstüne (üzerine) düşmek

Bir şeyi elde etmek için çok uğraşmak.

(Çocuğu) sevme ya da korumada çok ileri gitmek.

"Şu çocuğun üstüne bu kadar düşmeyelim, şımardıkça şımarıyor, neredeyse...

Üstüne (üzerine) düşmek