Adı bile okumamak
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Sebepsiz, ortada hiçbir neden yokken.
"Hiç yoktan adamı dövemezsiniz ya!"
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Hiçbir şeyi söylememek, ya da söyletmemek.
Bir konuyu hiç, ama hiç düşünmemiş olmak.
Birini bulunduğu yerden, mevkiden indirmek.
"Ya, gördün mü, demek ki el oğlu adamı al aşağı ediyormuş bir çırpıda!"
Kullanabileceğimiz kişi, ya da şey, yalnız o değil ya!
Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.
Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."
Hiçbir şeyde...
Hiç karışık, anlaşılmayacak yönü yok, hesap, ay aydınlığı kadar ( ya da gökte görülen ayın kaçı olduğu kadar) ortada, açık.
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Hiç gereği yokken.
Kolaylıkla, hiç emek ve çaba harcamadan.
"Adam durduğu yerde para kazanıyor, anlamadım bu işi!"
Ortada (bir konu ile ilgili) hiçbir belirti olmadığı hâlde varmış gibi bir kuşkuya düşmek.
"Henüz ortada fol yok yumurta yok, sen adama para ödemeye...
Heyecana, öfkeye ya da önem verdiği bir işe kapılıp başka hiçbir şeyle uğraşamaz duruma gelmek.
"Kendinden öylesine geçmişti ki gözü hiçbir şeyi görmez...