Deyimler
İletişim

"Gözünü ayırmamak" deyiminin anlamı nedir?

Bir şeye devamlı bakmaktan kendini alamamak.

"Devamlı yola bakıyor, gözünü ayıramıyordu."

Gözünü ayırmamak deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Ağzından girip burnundan çıkmak

Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.

"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."

Ne yapıp yaparak bir...

Ağzından girip burnundan çıkmak

Aklına (aklını) takmak

Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.

"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...

Aklına (aklını) takmak

Altından girip üstünden çıkmak

Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek.

"Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden...

Altından girip üstünden çıkmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Baş vurmak

Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.

Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.

"Vakit geçirmeden...

Baş vurmak

Beynine (kafasına) girmek

Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.

Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.

Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.

Beynine (kafasına) girmek

Bir elle verdiğini öbür elle almak

Bir kimseye yaptığı iyiliği, yararı, başka bir yola baş vurarak sağladığı çıkarla ödetmek.

"Bir eliyle verip öbür eliyle aldığını çok zaman sonra anladım."

Bir elle verdiğini öbür elle almak

Gözü üzerinde olmak

Bir şeye, bir kimseye sık sık bakarak ne durumda olduğunu kontrol etmek, dolayısıyla kötü bir sonuca meydan vermemeye çalışmak.

"Gözünüz üzerinde olsun,...

Gözü üzerinde olmak

Varlık göstermek

Beğenilir bir iş yapmak; kendini kanıtlayacak, göze görünür bir görevini yerine getirmek; kendini göstermek.

"Oynadığı ilk oyunda bir varlık gösteremedi."

Varlık göstermek