Deyimler
İletişim

"Gözü gibi sakınmak (esirgemek)" deyiminin anlamı nedir?

Bir şeye aşırı derecede ilgi duymak, onu koruyup gözetmek, dikkatle muhafaza etmek.

"Çocuğunu gözü gibi sakınıyordu kadıncağız."

Gözü gibi sakınmak (esirgemek) deyimine benzer deyimler

Ağzından girip burnundan çıkmak

Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.

"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."

Ne yapıp yaparak bir...

Ağzından girip burnundan çıkmak

Ateşe vermek

Bir yeri bilerek yakıp yok etmek.

Aşırı ölçüde telâşlandırmak.

Bir toplumu, bir ülkeyi kargaşalık içine sürükleyerek yıkıma uğratmak.

"Dış güçler yerli...

Ateşe vermek

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Baş vurmak

Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.

Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.

"Vakit geçirmeden...

Baş vurmak

Beyninden vurulmuşa dönmek

Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.

Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...

Beyninden vurulmuşa dönmek

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Canı yanmak

Fizikî bir acı duymak.

Bir işte zarar görmek, manevî bir üzüntü duymak.

"Canını yakmadan ver o elindekini bana!"

Canı yanmak

Etrafında dört dönmek

İstediğini elde etmek amacıyla bir kimsenin, bir şeyin yanından ayrılmamak, ona aşırı ilgi göstermek.

"Çocuklar Nasreddin Hoca`nın etrafında dört dönmeye...

Etrafında dört dönmek

Evdeki hesap çarşıya uymamak

Önceden tasarlanan, düşünülen bir iş umulduğu gibi gitmemek, başka bir yönde gelişmek.

"O kadar uğraştık ama evdeki hesap çarşıya uymadı, bu paraya istediğimiz...

Evdeki hesap çarşıya uymamak

Gözü üzerinde olmak

Bir şeye, bir kimseye sık sık bakarak ne durumda olduğunu kontrol etmek, dolayısıyla kötü bir sonuca meydan vermemeye çalışmak.

"Gözünüz üzerinde olsun,...

Gözü üzerinde olmak

Güven beslemek

Bir kimseye, bir şeye güven duymak, inanmak, itimat etmek.

"O adama güven beslediğiniz için pişman olmayacaksınız."

Güven beslemek