Deyimler
İletişim

"El üstünde tutulmak" deyiminin anlamı nedir?

Çok değer verilip sevilmek, kendisine büyük ölçüde saygı gösterilmek.

"Dedem ailemizde el üstünde tutulurdu."

El üstünde tutulmak deyimine benzer deyimler

Adam azmanı

Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.

Adam azmanı

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Anasının nikâhını istemek

Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.

"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...

Anasının nikâhını istemek

Aslan payı

Bir paylaşmada en büyük pay.

Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.

Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.

Aslan payı

Ayak altında kalmak

Hor görülüp aşağılanmak, değer verilmemek.

İnsanların sık gelip geçtiği yerde, kalabalık içinde kalmak.

"Seyyar satıcıların pek çoğu ayak altında kalınacak bir...

Ayak altında kalmak

Baş tacı etmek

Değer vermek, çok üstün tutmak, çok sevmek.

"Babalarını baş tacı ettiler, toz kondurmuyorlar adama."

Baş tacı etmek

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Büyük oynamak

Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.

Çok fazla para koyarak kumar oynamak.

"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."

Büyük oynamak

Canının içine sokacağı gelmek

Birine karşı büyük ölçüde sevgi duymak, birinden çok hoşlanmak.

"Öyle ki o yavrucağı canımın içine sokacağım geliyor!"

Canının içine sokacağı gelmek

Dağları devirmek

Çok büyük güçlüklerin altından kalkmak, ağır işleri başarmak.

"O, dağları devirir bir adamdır."

Güç yetmez gibi görünen büyük, ağır işler başarmak.

Dağları devirmek

Dumanı üstünde

Çok taze (sebze ve meyve için).

Çok yeni, üzerinden zaman geçmemiş.

"Şu elmalara bak, daha dumanı üstünde bunların."

Dumanı üstünde