Adam azmanı
Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.
Çok değer verilip sevilmek, kendisine büyük ölçüde saygı gösterilmek.
"Dedem ailemizde el üstünde tutulurdu."
Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.
"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...
Bir paylaşmada en büyük pay.
Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.
Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.
Hor görülüp aşağılanmak, değer verilmemek.
İnsanların sık gelip geçtiği yerde, kalabalık içinde kalmak.
"Seyyar satıcıların pek çoğu ayak altında kalınacak bir...
Değer vermek, çok üstün tutmak, çok sevmek.
"Babalarını baş tacı ettiler, toz kondurmuyorlar adama."
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.
Çok fazla para koyarak kumar oynamak.
"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."
Birine karşı büyük ölçüde sevgi duymak, birinden çok hoşlanmak.
"Öyle ki o yavrucağı canımın içine sokacağım geliyor!"
Çok büyük güçlüklerin altından kalkmak, ağır işleri başarmak.
"O, dağları devirir bir adamdır."
Güç yetmez gibi görünen büyük, ağır işler başarmak.
Çok taze (sebze ve meyve için).
Çok yeni, üzerinden zaman geçmemiş.
"Şu elmalara bak, daha dumanı üstünde bunların."