Deyimler
İletişim

"Eli hafif" deyiminin anlamı nedir?

İncitmeden, can yakmadan iş gören.

"İğneyi Hatice hemşireye vurdurun eli hafiftir onun."

Eli hafif deyimine benzer deyimler

Ağır iş

Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.

Ağır iş

Akıl kârı olmamak

Akıllı, dengeli ve ölçülü bir kişinin yapacağı iş olmamak.

"Akıl kârımı şimdi senin yaptığın bu iş?"

Akıl kârı olmamak

Akıntıya kürek çekmek

Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir iş uğrunda boşuna çaba sarf etmek.

"Desene boşuna kürek çekmişiz, olmayacak bu iş."

Akıntıya kürek çekmek

Ayağına dolaşmak

İş yapmakta olan bir kimsenin çok yakınında, ayakları arasında gezerek onun iş yapmasını güçleştirmek.

Ayağına dolaşmak

Babana rahmet

Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde. Ben de öyle düşünüyordum.

"Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde; Allah senden razı olsun" anlamında hoşnutluk,...

Babana rahmet

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Bir dalda durmamak

Sık sık düşünce, iş ya da tutum değiştirmek.

"Bir dalda dursaydı başına bu iş gelmeyecekti."

Bir dalda durmamak

Can evinden vurmak

En etkileyici, en can alıcı yönden saldırmak; bir daha yaşama imkânı kalmayacak şekilde vurmak.

"Onları can evinden vurmalıyız ki bir daha bellerini...

Can evinden vurmak

Can sıkıntısı

Yapılacak iş ve bir şeyle oyalanma imkânı bulamamaktan duyulan tedirginlik, içine düşülen bunalım.

"Bütün gün evde oturuyor, can sıkıntısından ne yapacağımı...

Can sıkıntısı

Devede kulak

Bütüne göre çok ufak bir parça.

"Onun yaptığı iş devede kulak kalır."

Devede kulak

Eli çabuk

Süratli iş gören.

"Eli çabuk adamlara ihtiyacımız var."

Eli çabuk