Deyimler
İletişim

"Dişine göre" deyiminin anlamı nedir?

Yapabileceği, gücünün yeteceği, becerebileceği, uygun bir durumda.

"Tam da dişime göre, onu yenebilirim."

Dişine göre deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Ağzını bıçak açmamak

Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.

Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.

"Boşuna uğraşma, evin...

Ağzını bıçak açmamak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Baş vurmak

Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.

Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.

"Vakit geçirmeden...

Baş vurmak

Beynine (kafasına) girmek

Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.

Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.

Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.

Beynine (kafasına) girmek

Gözü üzerinde olmak

Bir şeye, bir kimseye sık sık bakarak ne durumda olduğunu kontrol etmek, dolayısıyla kötü bir sonuca meydan vermemeye çalışmak.

"Gözünüz üzerinde olsun,...

Gözü üzerinde olmak

Mânâ çıkarmak

Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.

"Öyle alıngandı ki her sözümden bir mânâ çıkarıyordu."

Mânâ çıkarmak

Tuz biber ekmek

Bir yemeğe tuz ya da biber dökmek.

Bir üzüntünün acısını, bir kusurun ağırlığını daha da artırmak.

"İyi yaptın sanki, o günleri hatırlatarak tuz biber ektin...

Tuz biber ekmek

Yükün altından kalkmak

Üzerine aldığı ağır bir işi başarmak.

Gördüğü bir iyiliğin karşılığı olarak bir şeyler yapmak.

"Onu bu yükün altından kalkamaz sananlar nasıl da yanıldılar."

Yükün altından kalkmak