Adı bile okumamak
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Hiç hoşlanmadığı şeyleri yaparak birisini öfkelendirmek.
"Dalıma basıp da beni çileden çıkarma lütfen!"
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Güzel lezzetli yiyecekler seçmek.
Keyif verici şeyleri seçmede usta olmak.
Güzel yemeklerden anlamak.
Bir şeyin güzelini, iyisini bilmek, anlamak.
"Şunlardaki...
"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
Bu akıllıca bir düşünce, ya da davranış değil. Böyle düşünmen, davranman (düşünmesi, davranması) beni şaşırttı.
Bir konuyu hiç, ama hiç düşünmemiş olmak.
Kendisine inanan, güvenen bir kimseye gizlice kötülük etmek.
"Onun beni arkamdan vuracağı hiç aklıma gelmezdi."
Yetenekli, değerli kimselerim hakkı olan şeyleri, buna yaraşık olmayan da istiyor" anlamın da istiyor" anlamında söylenir.
Bir iş ya da konu üzerinde kuşku uyandıracak söz söylemek.
"Lütfen sus, ortaya bir balgam atıp da insanı huzursuz etme."
Anlasa da anlamasa da karşısındakinin her sözünü uygun bulur görünmek.
"Her şeye baş sallayan insanlardan hiç hoşlanmam."
Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.
"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...