Deyimler
İletişim

"Çekeceği olmak" deyiminin anlamı nedir?

Çok acı çekeceği, sıkıntıya gireceği bir iş ya da durumla karşılaşacağı sezilir olmak.

"Öyle anlaşılıyor ki bu çavuştan çekeceğimiz var."

Çekeceği olmak deyimine benzer deyimler

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Altından Çapanoğlu çıkmak

Girişilen bir işte başa dert olacak bir durumla, umulmayan bir tehlike ile karşılaşmak.

"Bana öyle geliyor ki bu işin altından Çapanoğlu çıkacak."

Altından Çapanoğlu çıkmak

Ayağını kesmek (Bir yerden)

Bir yere gitmez, uğramaz olmak.

Birini bir yere artık uğramaz duruma getirmek.

"Öyle korkutun ki o adamın ayağı kesilsin bu meyhaneden?"

Ayağını kesmek (Bir yerden)

Balgam atmak

Bir iş ya da konu üzerinde kuşku uyandıracak söz söylemek.

"Lütfen sus, ortaya bir balgam atıp da insanı huzursuz etme."

Balgam atmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Burnunun ucunu görmemek

İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.

Çok sarhoş olmak.

Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.

"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...

Burnunun ucunu görmemek

Mânâ çıkarmak

Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.

"Öyle alıngandı ki her sözümden bir mânâ çıkarıyordu."

Mânâ çıkarmak

Ömür çürütmek

Uzun süre bir şey için emek vermiş olmak, ya da boşuna zaman harcamış olmak.

"Bu ev için bir ömür çürüttüm ben."

Ömür çürütmek