Deyimler
İletişim

"Cehennem azabı" deyiminin anlamı nedir?

Çok büyük sıkıntı, eziyet.

İman etmeyenlerin, kâfirlerin, günahkârların cehennemde çekecekleri ceza.

"Allah bizi cehennem azabından korusun."

Cehennem azabı deyimine benzer deyimler

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Allah Allah!

Daha çok şaşkınlık ve hayret hâllerini anlatır.

"Allah Allah! Nasıl oldu bu iş, aklım almıyor?"

Allah Allah!

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Anasından doğduğuna pişman etmek

Çok eziyet ederek canından bezdirmek, bir kimseyi çok üzmek.

"Karşıma bir çıksın, onu anasından doğduğuna pişman edeceğim."

Anasından doğduğuna pişman etmek

Anasını ağlatmak

Bir kimseye çok eziyet edip sıkıntı çektirmek.

"Adamın üzerine öyle gittiler ki iki günde anasını ağlattılar."

Anasını ağlatmak

Aslan payı

Bir paylaşmada en büyük pay.

Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.

Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.

Aslan payı

Babana rahmet

Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde. Ben de öyle düşünüyordum.

"Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde; Allah senden razı olsun" anlamında hoşnutluk,...

Babana rahmet

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Büyük oynamak

Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.

Çok fazla para koyarak kumar oynamak.

"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."

Büyük oynamak

Canına değmek

Çok hoşlanmak, yararına yapılan işten ötürü çok sevinmek.

Ruhu şad olmak.

"Büyükannenin canına değsin, ikramın bizi oldukça sevindirdi"

Canına değmek

Kan kusturmak

Çok büyük sıkıntı ve eziyet çektirmek.

"Bana kan kusturmaya yemin etmişler, haydi görelim."

Kan kusturmak