"Ayağının altında yumurta mı var?" deyiminin anlamı nedir?
- Oldukça yavaş yürüyorsun.
Ayağının altında yumurta mı var? deyimine benzer deyimler
"Adım adım yer edeyim, gör sana neler edeyim" deyimi ve açıklaması
- Bir yere yavaş yavaş yerleşeyim, güçleneyim de sonra sana ne yapacağınımı bilirim anlamında söylenir.
[
Adım adım yer edeyim, gör sana neler edeyim]
"Adımı adımdan şaşırmak" deyimi ve açıklaması
- İş yaparken, bir yere giderken çok yavaş ve ağır davranmak.
[
Adımı adımdan şaşırmak]
"Ağır aksak" deyimi ve açıklaması
- Pek yavaş olarak ve düzgün olmayarak.
[
Ağır aksak]
"Ağırdan almak" deyimi ve açıklaması
- Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
[
Ağırdan almak]
"Ağzı burnu yerinde" deyimi ve açıklaması
[
Ağzı burnu yerinde]
"Ağzına girmek" deyimi ve açıklaması
- Dinlenirken konuşana doğru oldukça fazla yaklaşmak.
- "Çocuklar, masal anlatan dedenin, neredeyse ağzına gireceklerdi."
[
Ağzına girmek]
"Ağzı var dili yok" deyimi ve açıklaması
- Çok az konuşur, sessiz, kimseye karşılık vermez.
- Oldukça sessiz, sakin, kendi hâlinde.
- Konuşmayıp susan, derdini anlatmayan.
- "Telâşlanma sakın, ağzı var dili yok o çocuğun, seni hiç üzmez."
[
Ağzı var dili yok]
"Ayakları yere değmemek" deyimi ve açıklaması
- Oldukça fazla mutluluk duymak.
[
Ayakları yere değmemek]
"Ayıkla pirincin taşını" deyimi ve açıklaması
- Bir işin oldukça karışık, dolaşık, içinden çıkılması güç olduğunu anlatmak için kullanılır.
- "Durup dururken adama olmadık sözler söylemiş, şimdi ayıkla pirincin taşını!"
- Çok karışmış olan bu işin içinden çıkabilirsen çık.
[
Ayıkla pirincin taşını]
"Az çok" deyimi ve açıklaması
- Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.
- "Az buçuk."
- Ne az ne çok, oldukça.
[
Az çok]
"Eli ağır" deyimi ve açıklaması
- Oldukça yavaş iş yapan.
- Vurunca çok acıtan.
- "Eli o kadar ağırmış ki enseme gülle düştü sandım."
[
Eli ağır]
"Şafak sökmek" deyimi ve açıklaması
- Güneşin doğmaya başlamasıyla gece karınlığının yavaş yavaş kaybolup ortalık aydınlanmaya başlamak.
- "Şafak sökmeye başlayınca yola çıkmaya karar verdiler."
[
Şafak sökmek]