"Ayağı (ayakları) (birbirine) dolaşmak" deyiminin anlamı nedir?
- Utançtan, heyecandan yürüyüşünü şaşırmak.
Ayağı (ayakları) (birbirine) dolaşmak deyimine benzer deyimler
"Aklı başından gitmek" deyimi ve açıklaması
- Bayılmak.
- Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
- Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
- Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi düşünememek.
- "Annemi öyle evin ortasında baygın görünce aklım başımdan gitti."
[
Aklı başından gitmek]
"Aklı durmak" deyimi ve açıklaması
- Şaşırmak, düşünemez bir hâle gelmek.
- "Resmi öyle güzel yapmış ki görsen aklın durur."
[
Aklı durmak]
"Aklı karışmak" deyimi ve açıklaması
- Ne yapacağını bilememek, bocalamak, şaşırmak.
- "Dur hele, bir düşüneyim, söylediklerin aklımı karıştırdı."
[
Aklı karışmak]
"Alı al moru mor" deyimi ve açıklaması
- Koşup yorulmaktan, telaş ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş (olarak).
[
Alı al moru mor]
"Başı dönmek" deyimi ve açıklaması
- Bir şey karşısında şaşırmak.
- Sıkıntı meydana getiren bir durum karşısında bunalmak.
- Dengesini yitirmek, gözleri kararmak; çevresi kararıyor, dönüyor, kayıyor duygusu içinde sarsılmak.
- "Çabuk durdur arabayı, başım dönmeye başladı."
[
Başı dönmek]
"Dili dolaşmak" deyimi ve açıklaması
- Heyecan, korku ya da bir hastalık sebebiyle söyleyeceğini şaşırmak, karıştırmak, açık olarak ifade edememek.
- "Babasını aniden karşısında görünce dili dolaştı, kekelemeye başladı."
[
Dili dolaşmak]
"Dizinin (dizlerinin) bağı çözülmek" deyimi ve açıklaması
- Korkudan, heyecandan, yorgunluktan ayakta duramayacak hâle gelmek.
- "Yokuşu çıktım ama dizlerimin de bağı çözüldü."
[
Dizinin (dizlerinin) bağı çözülmek]
"Dudak ısırmak" deyimi ve açıklaması
- Hayret etmek, şaşırmak.
- "Beni karşısında görünce dudağını ısıracak eminim."
[
Dudak ısırmak]
"Eteği ayağına dolaşmak" deyimi ve açıklaması
- Telâş, korku ve heyecandan yürüyüşünü ve yapacağı işi şaşırmak.
[
Eteği ayağına dolaşmak]
"Gözlerine inanmamak" deyimi ve açıklaması
- Hiç beklemediği bir anda bir şeyi görüp çok şaşırmak, bu sebeple gördüğünün gerçek olduğuna inanmamak.
- "Gözlerime inanamıyorum, sen misin Ahmet?"
[
Gözlerine inanmamak]
"Nutku tutulmak" deyimi ve açıklaması
- Korkudan, üzüntüden, heyecandan konuşamaz olmak.
- "Katili karşısında görünce nutku tutuldu.
[
Nutku tutulmak]
"Parmağı ağzında kalmak" deyimi ve açıklaması
- Çok şaşırmak, hayrete düşmek.
[
Parmağı ağzında kalmak]