"Aradan kaldırılmak" deyiminin anlamı nedir?
Aradan kaldırılmak deyimine benzer deyimler
"Arkasını sıvamak" deyimi ve açıklaması
- İltifat etmek, okşamak, övmek, birisini bu yolları kullanarak bir işe sevk etmek.
- "Arkasını sıvayarak yaptırıyorum her işi bu çocuğa."
[
Arkasını sıvamak]
"Ateşe vermek" deyimi ve açıklaması
- Bir yeri bilerek yakıp yok etmek.
- Aşırı ölçüde telâşlandırmak.
- Bir toplumu, bir ülkeyi kargaşalık içine sürükleyerek yıkıma uğratmak.
- "Dış güçler yerli işbirlikçilerle anlaşarak ülkeyi ateşe verdiler."
[
Ateşe vermek]
"Babanın canı için" deyimi ve açıklaması
- Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).
- Birinden bir iyilik yapılması istenirken
- "bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek için yap" anlamında söylenir.
[
Babanın canı için]
"Bindiği dalı kesmek" deyimi ve açıklaması
- Kendisi için gerekli ve yararlı olan şeyi kendi eliyle yok etmek.
- "Geçimini sağladığın o tarlayı sakın satma, yoksa bindiğin dalı kesmiş olursun."
[
Bindiği dalı kesmek]
"Boşa gitmek" deyimi ve açıklaması
- Bir işe yaramadan yok etmek.
[
Boşa gitmek]
"Canına okumak" deyimi ve açıklaması
- Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.
- İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.
- "Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."
[
Canına okumak]
"Ensesinde boza pişirmek" deyimi ve açıklaması
- Sıkıştırıp tedirgin etmek, eziyet etmek.
- "İşlerin yavaş gittiğini gören patron işçilerin ensesinde boza pişirmeye başladı."
[
Ensesinde boza pişirmek]
"Fol yok yumurta yok" deyimi ve açıklaması
- Ortada (bir konu ile ilgili) hiçbir belirti olmadığı hâlde varmış gibi bir kuşkuya düşmek.
- "Henüz ortada fol yok yumurta yok, sen adama para ödemeye kalkışıyorsun."
[
Fol yok yumurta yok]
"Hoş beş etmek" deyimi ve açıklaması
- Şundan bundan konuşarak sohbet etmek.
- "O iki ihtiyar kadın hoş beş etmek için yaratılmışlar sanki."
[
Hoş beş etmek]
"İcabına bakmak" deyimi ve açıklaması
- Gereğini yerine getirmek.
- Yok etmek, ortadan kaldırmak.
- "O adamın icabına bakarız, merak etme sen."
[
İcabına bakmak]
"İş yok" deyimi ve açıklaması
- O şeyde yarar yok, faydası olmaz.
- "O arabada hiç iş yok, almaya değmez."
[
İş yok]
"Kara çalmak" deyimi ve açıklaması
- Birine iftira etmek, leke sürmek, haksız yere suçlamak.
- "Kadıncağıza yok yere kara çaldılar."
[
Kara çalmak]