"Ali Farkı'ya yazdırdık, daha beter azdırdık" deyiminin anlamı nedir?
- Durumu düzeltsin diye başvurduğumuz (sözde) uzman, işi çıkmaza soktu.
Ali Farkı'ya yazdırdık, daha beter azdırdık deyimine benzer deyimler
"Ağırdan almak" deyimi ve açıklaması
- Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
[
Ağırdan almak]
"Altmış altıya bağlamak" deyimi ve açıklaması
- O an ki durumu temelli olmayan bir çözümle kurtarmak veya bir işi kesin neticeye vardırmış gibi görünmek.
- "İnsanları altmış altıya bağlamakta üstüne yoktur onun."
[
Altmış altıya bağlamak]
"Arada çıkarmak" deyimi ve açıklaması
- Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
- Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
[
Arada çıkarmak]
"Attığı attık, tuttuğu tuttuk" deyimi ve açıklaması
- Yaptığı her işi herkes kabul etmek zorunda: İstemediği işi yapmayacak, istediğini yapacaktır.
- "Astığı astık"
[
Attığı attık, tuttuğu tuttuk]
"Başına dolamak" deyimi ve açıklaması
- İçinden çıkılması zor bir işi birine musallat etmek.
- "Bu işi benim başıma dolayanlar, dilerim hiçbir zaman onmazlar!"
[
Başına dolamak]
"Başından atmak" deyimi ve açıklaması
- Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
- Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak ya da o işi bir başkasına yüklemek.
- "Kısa zamanda o işi başından atmasını becerdi."
[
Başından atmak]
"Canı gitmek" deyimi ve açıklaması
- Önem ve değer verdiği, beğendiği bir şeye zarar gelecek diye çok korkmak, kaygılanmak.
- "Araba çizilecek diye canı gidiyor."
[
Canı gitmek]
"Çocuk oyuncağı hâline getirmek" deyimi ve açıklaması
- Bir işi sık sık değiştirip verilmesi gereken önemde ele almamak, küçümsenir duruma getirip değerinden düşürmek.
- "Ne biçim adamlarsınız siz, bu güzel işi çocuk oyuncağı hâline getirdiniz!"
[
Çocuk oyuncağı hâline getirmek]
"Dipsiz kile boş ambar" deyimi ve açıklaması
- Para, mal tutamayanın durumunu ya da verimsiz, sonuçsuz bir işi anlatmak için kullanılır.
- "Memurların işi tam anlamıyla dipsiz kile boş ambar, sıfıra sıfır elde var sıfır."
[
Dipsiz kile boş ambar]
"Duman olmak" deyimi ve açıklaması
- Ortadan kaybolmak.
- Durumu, düzeni, işi bozulmak. Kötü olmak.
- "Çabuk duman ol buradan, gözüm görmesin seni!"
[
Duman olmak]
"Gözü kesmek" deyimi ve açıklaması
- Bir işi yapabilme konusunda başkalarına ve kendisine güvenmek.
- "Onca işi yapmaya gözün kesiyor mu?"
[
Gözü kesmek]
"Hık mık etmek" deyimi ve açıklaması
- Bir işi yapmamak için bahaneler ileri sürmeye çalışmak, bir soruyu cevaplandırırken net şeyler söylememek.
- "Hık mık edip durma, bu işi eninde sonunda yapacaksın!"
[
Hık mık etmek]