"Alaca bulaca" deyiminin anlamı nedir?
Alaca bulaca deyimine benzer deyimler
"Aba altından değnek göstermek" deyimi ve açıklaması
- Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
[
Aba altından değnek göstermek]
"Aba altında er yatar" deyimi ve açıklaması
- Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.
[
Aba altında er yatar]
"Arpalı, buğdaylı oturmak" deyimi ve açıklaması
- Bir toplantıda erkek, kadın karışık olarak oturmak.
[
Arpalı, buğdaylı oturmak]
"Ay aydın, hesabı belli" deyimi ve açıklaması
- Hiç karışık, anlaşılmayacak yönü yok, hesap, ay aydınlığı kadar ( ya da gökte görülen ayın kaçı olduğu kadar) ortada, açık.
[
Ay aydın, hesabı belli]
"Ayıkla pirincin taşını" deyimi ve açıklaması
- Bir işin oldukça karışık, dolaşık, içinden çıkılması güç olduğunu anlatmak için kullanılır.
- "Durup dururken adama olmadık sözler söylemiş, şimdi ayıkla pirincin taşını!"
- Çok karışmış olan bu işin içinden çıkabilirsen çık.
[
Ayıkla pirincin taşını]
"Bulanık suda balık avlamak" deyimi ve açıklaması
- Karışık durumlardan yararlanarak kendi çıkarını sağlamak.
- "Bulanık suda balık avlamayı kural hâline getirmiş."
[
Bulanık suda balık avlamak]
"Cici bici" deyimi ve açıklaması
- Güzel, küçük, renkli ve süslü eşya.
[
Cici bici]
"Dallanıp budaklanmak" deyimi ve açıklaması
- Genişleyip yayılmak, gittikçe büyüyerek karışık bir durum almak.
- "İşi dallandırıp budaklandırmada üstüne yok hani!"
[
Dallanıp budaklanmak]
"İçi çıfıt çarşısı" deyimi ve açıklaması
- Başkaları için daima art niyet besleyen, içinden türlü kötülükler geçiren.
- Çok karışık.
[
İçi çıfıt çarşısı]
"Kafa patlatmak" deyimi ve açıklaması
- Bir konu üzerinde pek çok düşünmek, zihin yormak.
- "Bu makine üzerinde az kafa yormamışsın, öyle karışık ki."
[
Kafa patlatmak]
"Karman çorman" deyimi ve açıklaması
- Karmakarışık, çok karışık, düzensiz, alt üst olup birbirine girmiş.
- "Ortalık karman çormandı, nereden işe başlayacağını bilemiyordu."
[
Karman çorman]
"Yerinden oynamak" deyimi ve açıklaması
- Bulunduğu bir yerden ayrılmak.
- Hareketli, heyecanlı, gürültülü, karışık bir zaman yaşamak.
- "O büyük kahramanın dönüş haberi gelir gelmez şehir yerinden oynamıştı sanki!"
[
Yerinden oynamak]