"Zihnini bulandırmak" deyiminin anlamı nedir?
- Kuşkulandırmak.
- Düşünemez hâle getirmek.
Zihnini bulandırmak deyimine benzer deyimler
"Aklı durmak" deyimi ve açıklaması
- Şaşırmak, düşünemez bir hâle gelmek.
- "Resmi öyle güzel yapmış ki görsen aklın durur."
[
Aklı durmak]
"Altüst etmek (olmak)" deyimi ve açıklaması
- Alt yüzünü üste çevirmek, altını üstüne getirmek.
- Karmakarışık duruma getirmek.
[
Altüst etmek (olmak)]
"Beyin yıkamak" deyimi ve açıklaması
- Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.
- Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne yabancılaştırmak, başka yönlerde düşünür ve davranır duruma getirmek.
- "Batılılar ülke insanımızın beynini yıkamaya devam ediyorlar."
[
Beyin yıkamak]
"Beyni bulanmak" deyimi ve açıklaması
- Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.
- Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.
- Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.
- Kötü bir şey olacağını sezinleyip huzuru kaçmak.
- "Adamların suratlarını hiç beğenmedim, beynim bulandı, haydi gidelim buradan."
[
Beyni bulanmak]
"Canına okumak" deyimi ve açıklaması
- Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.
- İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.
- "Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."
[
Canına okumak]
"Curcunaya çevirmek (veya döndürmek)" deyimi ve açıklaması
- Bir yeri kargaşa, şamata, gürültü patırtı ile doldurup kimsenin ne dediğini anlamayacak hâle getirmek.
- "Çocuklar bir dakikada ortalığı curcunaya çevirdiler."
[
Curcunaya çevirmek (veya döndürmek)]
"Çarkına okumak" deyimi ve açıklaması
- Bozmak, çalışamaz hâle getirmek, zarar vermek; birine büyük kötülük yapmak.
- "Eline alır almaz saatin çarkına okudu."
[
Çarkına okumak]
"Gözünü korkutmak" deyimi ve açıklaması
- Yıldırmak, karşı duramaz hâle getirmek.
- "İlk işi, adamlarıyla kasaba halkının gözünü korkutmak oldu."
[
Gözünü korkutmak]
"Hâle yola koymak" deyimi ve açıklaması
- Düzenlemek, tertiplemek, iyi işler bir duruma getirmek.
- "Hele şu işleri bir hâle yola koyalım, o zaman tatilini de düşünürüz."
[
Hâle yola koymak]
"Mide bulandırmak" deyimi ve açıklaması
- Kusacak bir duruma getirmek.
- Kuşkulandırmak.
- "Çekil çabuk karşımdan, midemi bulandırıyorsun!"
[
Mide bulandırmak]
"Ocağına incir dikmek" deyimi ve açıklaması
- Birinin evini barkını dağıtmak, düzenini alt üst etmek, yuvasını yıkıp toparlanamaz hâle getirmek.
- "Bende senin ocağına incir dikmezsem dedi ama dediğine pişman oldu."
[
Ocağına incir dikmek]
"Rayına oturmak" deyimi ve açıklaması
- Bozulmuş, düzensiz hâle gelmiş bir işi yoluna koymak, iyi duruma getirmek.
[
Rayına oturmak]