"Yolunu kaybetmek" deyiminin anlamı nedir?
- Hangi yoldan gideceğini bilememek, şaşırmak.
- "Çocuklar yollarını kaybetmişler, tam aksi yönde ilerliyorlardı."
Yolunu kaybetmek deyimine benzer deyimler
"Açık kart vermek" deyimi ve açıklaması
- İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
[
Açık kart vermek]
"Ağzına girmek" deyimi ve açıklaması
- Dinlenirken konuşana doğru oldukça fazla yaklaşmak.
- "Çocuklar, masal anlatan dedenin, neredeyse ağzına gireceklerdi."
[
Ağzına girmek]
"Ağzını kapamak" deyimi ve açıklaması
- Susmak.
- Çıkarının elden gideceğini düşünerek birinin konuşmasını önlemek.
- "Ağzını kapatamazsak konuşup bizi elâleme rezil edecek."
[
Ağzını kapamak]
"Aklı başından gitmek" deyimi ve açıklaması
- Bayılmak.
- Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
- Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
- Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi düşünememek.
- "Annemi öyle evin ortasında baygın görünce aklım başımdan gitti."
[
Aklı başından gitmek]
"Aklı durmak" deyimi ve açıklaması
- Şaşırmak, düşünemez bir hâle gelmek.
- "Resmi öyle güzel yapmış ki görsen aklın durur."
[
Aklı durmak]
"Aklı karışmak" deyimi ve açıklaması
- Ne yapacağını bilememek, bocalamak, şaşırmak.
- "Dur hele, bir düşüneyim, söylediklerin aklımı karıştırdı."
[
Aklı karışmak]
"Ayvaz kasap hep bir hesap" deyimi ve açıklaması
- "Ha öyle ha böyle, ikisi de bir; hangi yolu seçersek seçelim aynı sonuca varır" anlamında kullanılır.
- Hangi yol yeğlenirse yeğlensin, aynı sonuca varıyor. Ha öyle ha böyle.
[
Ayvaz kasap hep bir hesap]
"Rota değiştirmek" deyimi ve açıklaması
- Takip edilen yoldan ayrılmak.
- Tutumunu, tavrını değiştirmek, izlediği yoldan kopmak.
- "Hava muhalefeti sebebiyle uçak rota değiştirmek zorunda kaldı."
[
Rota değiştirmek]
"Sinirleri alt üst olmak" deyimi ve açıklaması
- Haddinden fazla sinirlenmek; ne yapacağını şaşırmak, bilememek.
[
Sinirleri alt üst olmak]
"Taşa tutmak" deyimi ve açıklaması
- Üst üste taş atmak, sürekli taşlamak.
- "Çocuklar aşağı yoldan geçen karşı köylüleri taşa tuttular."
[
Taşa tutmak]
"Yoldan çıkmak" deyimi ve açıklaması
- Bir taşıt bir sebeple yolundan ayrılmak, gitmez olmak.
- Kötü yola sapmak, doğru yoldan ayrılmak, azgınlığa düşmek.
- "Komşunun çocuğu iyice yoldan çıkmış, ne yaptığını bilmiyor."
[
Yoldan çıkmak]
"Yolu tutmak" deyimi ve açıklaması
- Bir yoldan kimseyi geçirmeyecek biçimde düzen kurmak.
- "Askerler tam teçhizatlı yolu tutmuşlar, bekliyorlardı."
[
Yolu tutmak]