"Şaka kaldırmak" deyiminin anlamı nedir?
- Kendisine yapılan şakalara katlanmak, dayanmak.
Şaka kaldırmak deyimine benzer deyimler
"Acısını çekmek" deyimi ve açıklaması
- Yapılan yanlış işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak.
[
Acısını çekmek]
"Açığı çıkmak" deyimi ve açıklaması
- Kendisine teslim edilmiş olan para ya da eşyanın, sayım sonunda, eksik olduğu görülmek.
[
Açığı çıkmak]
"Adamlığa geçmek" deyimi ve açıklaması
- Yapılan bir iyiliğin değeri bilinmek
[
Adamlığa geçmek]
"Adam sırasına geçmek deyime ve anlamı" deyimi ve açıklaması
- Daha önce toplumda önemli bir yeri yokken artık kendisine değer ve önem verilir bir kişi olmak.
[
Adam sırasına geçmek deyime ve anlamı]
"Ağız dalaşı" deyimi ve açıklaması
- Karşılıklı kötü şeyler söyleyerek yapılan kavga.
[
Ağız dalaşı]
"Ahrette on parmağı yakasında olmak" deyimi ve açıklaması
- Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.
- Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte dünyada (ahirette) kendisine sorumlu olan kimseden davacı olması.
- "Hakkımı vermedin ama ahirette on parmağım yakanda olacaktır."
[
Ahrette on parmağı yakasında olmak]
"Aş deliye kalmak" deyimi ve açıklaması
- Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
- Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
[
Aş deliye kalmak]
"Burnundan (fitil fitil) gelmek" deyimi ve açıklaması
- Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.
- "Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus artık!"
- Elde ettiği güzel şey, arkasından gelen üzüntüler dolayısıyla kendisine zehir olmak.
[
Burnundan (fitil fitil) gelmek]
"El emeği" deyimi ve açıklaması
- Elle yapılan işe harcanan emek.
- Elle yapılan çalışmanın karşılığı.
- "El emeğinin karşılığı değildir bu para."
[
El emeği]
"İçine atmak" deyimi ve açıklaması
- Derdini, sıkıntısını kimseye söylememek.
- Kendisine yapılan kötülüğe karşı sesini çıkarmamakla beraber, bunu unutmamak.
- "O her şeyi içine atar, bir gün kanser olacak diye korkuyorum."
[
İçine atmak]
"Koltukları kabarmak" deyimi ve açıklaması
- Kendisine ya da yakınlarına yapılan övgüden ötürü kıvanç duyup büyüklenmek, böbürlenmek.
- "Oğlun oldukça becerikli dedikleri zaman koltuklarım kabardı doğrusu."
[
Koltukları kabarmak]
"Yanına bırakmamak" deyimi ve açıklaması
- Kendisine yapılan kötülüklerin öcünü almak, cezasını sert karşılıklarla vermek.
- "Bunu, onun yanına bırakmayacağım."
[
Yanına bırakmamak]