"Şafak sökmek" deyiminin anlamı nedir?
- Güneşin doğmaya başlamasıyla gece karınlığının yavaş yavaş kaybolup ortalık aydınlanmaya başlamak.
- "Şafak sökmeye başlayınca yola çıkmaya karar verdiler."
Şafak sökmek deyimine benzer deyimler
"Adım adım yer edeyim, gör sana neler edeyim" deyimi ve açıklaması
- Bir yere yavaş yavaş yerleşeyim, güçleneyim de sonra sana ne yapacağınımı bilirim anlamında söylenir.
[
Adım adım yer edeyim, gör sana neler edeyim]
"Adımı adımdan şaşırmak" deyimi ve açıklaması
- İş yaparken, bir yere giderken çok yavaş ve ağır davranmak.
[
Adımı adımdan şaşırmak]
"Ağır aksak" deyimi ve açıklaması
- Pek yavaş olarak ve düzgün olmayarak.
[
Ağır aksak]
"Ağırdan almak" deyimi ve açıklaması
- Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
[
Ağırdan almak]
"Ayağının altında yumurta mı var?" deyimi ve açıklaması
- Oldukça yavaş yürüyorsun.
[
Ayağının altında yumurta mı var?]
"Bıyığı terlemek" deyimi ve açıklaması
- Bıyığı yeni yeni çıkmaya başlamak.
- "Bıyığı terlemiş gençlerin eline bakamam gayri."
[
Bıyığı terlemek]
"Can kaygısına düşmek" deyimi ve açıklaması
- Her şeyi bırakıp, içine düştüğü tehlikeden varlığını kurtarma ve koruma çabasında olmak.
- "Ortalık birbirine girip silâhlar patlamaya başlayınca can kaygısına düştü zavallı kadın."
[
Can kaygısına düşmek]
"Eli ağır" deyimi ve açıklaması
- Oldukça yavaş iş yapan.
- Vurunca çok acıtan.
- "Eli o kadar ağırmış ki enseme gülle düştü sandım."
[
Eli ağır]
"Ensesinde boza pişirmek" deyimi ve açıklaması
- Sıkıştırıp tedirgin etmek, eziyet etmek.
- "İşlerin yavaş gittiğini gören patron işçilerin ensesinde boza pişirmeye başladı."
[
Ensesinde boza pişirmek]
"Ev açmak" deyimi ve açıklaması
- Ayrı bir eve çıkmak, yerleşmek.
- "Evlendikleri günün ertesinde ev açmaya karar verdiler."
[
Ev açmak]
"Her kafadan bir ses (çıkmak)" deyimi ve açıklaması
- Bir konu üzerinde herkesin istediği gibi, rastgele konuşması ve bu konuşmalardan bir sonuç alınamaması.
- "Ortalık kızıştı, her kafadan bir ses çıkmaya başladı, kimin ne dediği anlaşılmaz oldu."
[
Her kafadan bir ses (çıkmak)]
"Yola düşmek" deyimi ve açıklaması
- Bir zorunluluk sebebiyle yola çıkmak, yol almaya başlamak.
- "Çabuk olun, onlar yola düşmüşlerdir bile."
[
Yola düşmek]