"Sabrı taşmak" deyiminin anlamı nedir?
- Katlanamaz, dayanamaz, sabredemez olmak; tahammül gücü kalmamak.
- "Sabrımı taşırmadan çekip gidin buradan."
Sabrı taşmak deyimine benzer deyimler
"Açıkta kalmak" deyimi ve açıklaması
- Kendisi için görev yapacak yerde kalmamak.
- Barındığı yer elinden gitmek.
[
Açıkta kalmak]
"Akan sular durmak" deyimi ve açıklaması
- Tersi söylenmeyecek bir durum meydana gelmek, itiraz edilecek bir nokta kalmamak.
- Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak.
- "Siz Mehmet Ağa`ya gidin, o devreye girdi mi akan sular durur, kolay anlaşırsınız."
[
Akan sular durmak]
"Amanı kesilmek" deyimi ve açıklaması
- Aman diyecek gücü kalmamak.
- Yardım dileyecek kimse bulamamak..
[
Amanı kesilmek]
"Canına tak demek (etmek) (Canına yetmek)" deyimi ve açıklaması
- Sabrı kalmamak, bir sıkıntıya dayanamaz duruma gelmek.
- "Canıma tak dedi artık, ya yaptıklarına son verirsin ya da burayı terkedersin!"
[
Canına tak demek (etmek) (Canına yetmek)]
"Çaptan düşmek" deyimi ve açıklaması
- Önceleri iyi olan durumu sonradan bozulmuş olmak; çalışma gücü, verimi tükenmiş olmak.
- "Adamın bir ayda çaptan düşeceğini sandılar."
[
Çaptan düşmek]
"Forsu kalmamak" deyimi ve açıklaması
- Sözü geçmez olmak; bir konuda saygınlığı, gücü kalmamak.
- "Adamları arasında da forsu kalmayacak onun."
[
Forsu kalmamak]
"İçi geçmek" deyimi ve açıklaması
- İstemediği hâlde uyuya kalmak.
- İşe yaramaz duruma gelmek.
- Yaşlılıktan, zayıflıktan gücü azalmış olmak; hiçbir şeye ilgi duymamak.
- "O artık içi geçmiş bir ihtiyardır."
[
İçi geçmek]
"İşi bitmek" deyimi ve açıklaması
- Hâli, gücü kalmamak.
- Yaptığı işi sona ermek.
- "Git de bak, babanın işi bitmiş mi?"
[
İşi bitmek]
"İş sarpa sarmak" deyimi ve açıklaması
- İş, içinden çıkılması zor bir durum almak; engellerle karşılaşmak.
- "İşler sarpa sarmadan çekip gidelim buradan."
[
İş sarpa sarmak]
"Kafası kızmak" deyimi ve açıklaması
- Çok öfkelenip sinirlenmek.
- "Kafamı kızdırmadan çekip gidin buradan."
[
Kafası kızmak]
"Mesele çıkarmak" deyimi ve açıklaması
- Üzüntü verecek, içinden zor çıkılacak, bir anlaşmazlığa sebep olacak bir durum oluşturmak.
- "Haydi, bir mesele çıkarmadan çekip gidin buradan."
[
Mesele çıkarmak]
"Sıfırı tüketmek" deyimi ve açıklaması
- Elinde avucunda bir şey kalmamak, malı ve parayı bitirmek.
- Gücü kalmamak.
- "Bu kadar düşüncesiz davranmasaydı sıfırı tüketmezdi."
[
Sıfırı tüketmek]